TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

TOHUMLUK İHRACATINDAKİ BAŞARININ AR-GE VE KALİTELİ ÜRETİMLE SÜRMESİ HEDEFLENİYOR (DÜNYA GAZETESİ)

TOHUMLUK İHRACATINDAKİ BAŞARININ AR-GE VE KALİTELİ ÜRETİMLE SÜRMESİ HEDEFLENİYOR (DÜNYA GAZETESİ)
TOHUMLUK İHRACATINDAKİ BAŞARININ AR-GE VE KALİTELİ ÜRETİMLE SÜRMESİ HEDEFLENİYOR 
 
Tarımsal üretimin en önemli temel taşlarından biri olan tohumculuk sektöründe 2008 yılında başlanan yerlileşme ve modernizasyon çalışmaları meyvelerini vermeye devam ediyor. 
 
2018 yılında tohumluk ihracatının, ithalatı 20 milyon dolarlık bir farkla geçtiğini belirten Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, tohumluk üreticilerinin elde ettikleri başarıyı, AR-GE faaliyetleri ve kaliteli üretim ile sürdürme gayretinde olduklarını söyledi.
 
Sektörün elde ettiği kazanç ve başarıda önemli rol oynayan 55 bin üyeli Türkiye Tohumcular Birliği ise yaşanan sorun ve eksikliklere rağmen, üyelerinin üretimini ve ihracatım artıracak çalışmalara devam ediyor. 
 
Üretimde gelinen son aşamayı değerlendiren Savaş Akcan, sertifikalı tohum üretiminin, 2008 yılından bu yana 3.6 kat artarak, 289 bin tondan 1 milyon 60 bin tona yükseldiği bilgisini verdi. 2023 yılına kadar başlıca hedeflerinin 1.5 milyon ton sertifikalı tohum üretimi olduğunu kaydeden Akcan, "Sektörümüz 2018 yılında 4 milyar adet sebze fidesi, 190 milyon adet fidan, 1.7 milyar adet de süs bitkisi üretti. 10 yıl önce bu rakamlara ulaşmak hedef değil, hayaldi" yorumunda bulundu. 
 
10 milyar dolarlık katma değer üretiyoruz
 
Tohumculuk sektörünün günümüzde 10 milyar dolarlık katma değer üreten, 4 milyar dolarlık temel üretim değeri olan, 500 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan bir alan olduğunu belirten Akcan, "Bu rakamlar ülkemizin genel verileriyle ya da genel tarım, sanayi veya turizm gibi alanlarla karşılaştırıldığında belki az görülebilir. Ancak, tarımsal üretimin, gıda sanayiinin, tekstil sanayiinin bir bölümünün ve tüm bu sektörlerin yaptığı ihracatın temelinde bitki üretim materyalleri yer aldığı için sektörümüzün sadece kendisine ait verilerle değerlendirilmemesi gerekir. 
 
Ayrıca küresel tohum üretim değeri de 50-60 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti" diye konuştu. 
 
Üretimde dışa bağımlılık azalıyor
 
Türkiye'de 2018 yılında ilk defa tüm bitki üretim materyallerinin ihracatının, ithalatı geçtiğini belirten Savaş Akcan, sektör olarak önemli bir başarı kazandıklarını kaydederek, "Birliğimizin kurulduğu 2008 yılından bu yana dış ticaret ihracat lehine çok gelişti. 260 milyon dolar ihracat, 240 milyon dolar ithalat yapıyoruz. İhracatımızın 152 milyon dolarını tohum, 71.2 milyon dolarını süs bitkileri, 37.4 milyon dolarını da fidan oluşturuyor. 
 
Irak, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Avusturya, İtalya, Romanya, İran, Suriye ve Macaristan en çok ihracat yaptığımız ülkeler. Bugün itibarıyla 85 ülkeye ihracatımız var" bilgisini verdi. 
 
Sertifikalı tohum yüzde 25'e varan tasarruf sağlıyor
 
Sertifikalı tohumun, toprak neminden ve bitki besin elementlerinden yararlanma kabiliyetinin sertifikasız tohumlara oranla çok daha yüksek olduğunu aktaran Akcan, "Sertifikalı tohum kullanan çiftçilerimiz yüzde 25'e varan tasarruf sağlayarak, tohum maliyetini düşürecek ve yüksek verim elde edecek. Çünkü kayıt altına alınmış, tarımsal, teknolojik ve morfolojik özellikleri tanımlanmış çeşitlere ait tohumların her aşaması yetkili kuruluşlar tarafından tarlada ve laboratuvarda kontrol edilir. Bu tohumların içerisinde yabancı madde ve yabancı tohum olmadığı için hangi ürünü ekmişseniz onu alırsınız" dedi. 
 
171 yerel tohum geni koruma altına alındı
 
TÜRKTOB tarafından özel sektörün desteği ile 2015 yılında yerel tohumların korunması ve yerli tohum farkındalığının oluşturulması amacıyla başlattıkları 'Tohumun İzinde' projesindeki gelişmeleri de paylaşan Savaş Akcan, "Proje ile bugüne kadar İç Anadolu Bölgesindeki Bazı Yerel Çeşitlerin Toplanması, Muhafazası ve Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi ve Ege Bölgesindeki Bazı Yerel Çeşitlerin Toplanması, Muhafazası ve Biyokaçakçılıkla Mücadele Projeleri kapsamında 171 yerel çeşit gen bankamıza kazandırıldı. 
 
 
Çeşitli organizasyonlarla yüzlerce çiftçi, öğrenci ve gönüllüye eğitim verildi. Tohumun İzinde Projesi 4. çağrı ilanı ise 5 Eylül 2019 tarihinde yayınlandı" diye konuştu. 
 
Tarım için uzun vadeli planlar gerek
 
Tohum üretiminde uzun vadeli planlara ihtiyaç olduğunun altını çizen Akcan, "Türkiye'de tarım politikaları sürekli değişiyor. Her bakan veya üst düzey yönetici değişikliğinde farklı söylem ve uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle tarımın alt sektörleri olarak kendi politikalarımızı geliştirmekte zorlanıyoruz. Tarımsal üretim en az savunma sanayii kadar önemli. Biz uzun vadeli planlar yapmak zorundayız. Dünyada tarımsal üretimin en çok gerçekleştirildiği ülkeler sıralamasında ilk 10'da yer alan Türkiye'nin gerek üretim gerekse tedarik boyutundaki yapısal problemleri çözmeli. Tarımda üretim, destekler, iç ve dış ticaret hatta tüketim politikaları yeniden düzenlenmeli" ifadelerini kullandı.
 
 Milli tohum için Ar-Ge çalışmalarını büyütmeliyiz
 
Yerli tohumculuğun gelişmesi için Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Savaş Akcan, Türkiye'nin Ar-Ge alanında diğer ülkelerden en az 50 yıl geride kaldığını ifade etti. Ar-Ge çalışmalarının yüksek teknik bilgi, personel, donanım, finans ve sabır isteyen, uzun süreli ve riskli bir iş olduğunu belirten Akcan, bu alanda çalışma yürüten kamu kurumlarının kaynağının yetersiz olduğunu, özel sektör firmalarının bir bölümünün de ekonomik ve teknik olarak bu alanda eksik kaldığını dile getirerek, ulusal tohumculuğun ancak Ar-Ge çalışmalarının artması ve ıslah edilecek yerli çeşitlerin üretime kazandırılması ile gelişeceğini belirtti.