TOHUMCULUK SEKTÖRÜ TARIMDA TÜRKİYE YÜZYILINA HAZIR



Çalıştaya Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yunus Kılıç, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil başta olmak üzere milletvekilleri, yüksek yargı üyeleri, TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, TÜRKTOB’a bağlı Alt Birliklerin Yönetim Kurulu Başkanları ve Üyeleri, Tarım ve Orman Bakanlığından ilgili genel müdürler ve bürokratlar, sivil toplum ve meslek örgütlerinin başkan ve yöneticileri, akademisyenler, özel sektör temsilcileri katıldı.

Türkiye’nin her bölgesinden gelen 1500’ü aşkın TYAB üyesi tohum yetiştiricisi çiftlerin büyük bir ilgi ve coşku ile takip ettiği çalıştayın açılış konuşmasını TYAB Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Hacı Ömer Güler yaptı.

Tohum yetiştiricilerimiz ve bütün özel sektörümüz Tarımda Türkiye Yüzyılına Hazırdır

TYAB Başkanı Hacı Ömer Güler, Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği ve üyelerinin, Türkiye’nin her köşesinde bir avuç toprağı boş bırakmadan ülkemizin tohum ihtiyacını karşıladığını, yetiştiricilerin hem gıda güvenliğinin hem de gıda güvencesinin teminatı olmaya devam edeceğini kaydederek başladığı konuşmasını özetle şöyle sürdürdü;

‘’Tohumculuk sektörünün gelişimindeki en önemli parametrelerden biri sertifikalı tohumluk üretimi ve kullanımındaki artıştır.

Ne mutlu ki, tohum yetiştiricilerimiz, Tarım ve Orman Bakanlığının teşvik ve destekleriyle, Birliğimizin kurulduğu 2008 yılından bu yana sertifikalı tohum üretimini % 800 artırarak, 1 milyon 325 bin tona ulaştırmayı başarmıştır.

Tohumculuk endüstrilerini bizden bir asır önce geliştirmeye başlayan ülkelerle yarışıyor, hatta az sonra arz edeceğim üzere bu yarışta liderliğe doğru hızla ilerliyoruz.

Bu hızımız, eminiz ki, en az vatan savunması kadar önemli olan tarım sektörüne de yansıyacak, tarımsal üretimin taşıyıcı kolonu, en stratejik unsuru olan tohumu ve tohumculuk sektörünü Türkiye Yüzyılının vizyonuna ve yeni dönemin gerekliliklerine en uygun şekilde dönüştürecektir.

Tohum yetiştiricimiz ve bütün özel sektörümüz buna çoktan hazırdır. Yerli ve milli üretimimizin, ihtiyacımızı karşılama oranı, stratejik ürünlerde %100’ün üzerinde, diğer ürünlerde ise %100’e çok yakındır.’’

Tarihimizde İlk Kez Tohum İhracatı, İthalatını Geçti

Tohumculuk sektöründe dış ticaret verilerine de değinen TYAB Başkanı Güler,  her geçen yıl tohumda ithalat ile ihracat arasındaki makasın daraldığını, 2021 yılında %10’luk bir dış ticaret açığı kaldığını ancak 2022 yılının ilk 9 ayında tohum ihracatının 150 milyon doları aşarak, 13 milyon dolar dış ticaret fazlası verildiğini ifade etti.

Güler, ‘’Tarihimizde ilk kez tohum ihracatı, ithalatını geçti. Bu ivmenin devam etmesi bizlerin en büyük amacıdır. Bugün 132 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz ve bu ülkelerin içinde tohumculukta dünya lideri olan ABD, dünya ikincisi olan Çin, üçüncüsü olan Fransa da var. İhracat yapmadığımız Avrupa ülkesi yok. Türk cumhuriyetleri, Orta Doğu, Körfez Ülkeleri ve Afrika’da Türk tohumları ekiliyor.’’ dedi.

Girdi Maliyetlerinin Artışına Yetişemiyoruz

Tohum Yetiştiricilerine Ek Destek İstiyoruz


Tohumun tarımsal üretimin en stratejik girdisi olduğu kadar aynı zamanda da tarımsal ürün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan TYAB Başkanı Güler, tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa yetişemediklerini kaydetti.

Güler, ‘’Bizler de tohum üretirken gübre, tarım ilacı, su, elektrik, mazot kullanıyoruz. Üstelik tohumculuğun doğası gereği tescil, sertifikasyon gibi ek maliyetlerimiz de var. Son dönemde girdi maliyetlerinin olağanüstü artışlarına yetişmekte çok zorlanıyoruz. Sertifikalı tohum kullanımının azalmaması için maliyet artışlarının hepsini fiyatlarımıza yansıtmıyoruz. Biz bu veriden de hareketle üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyoruz.

Sertifikalı tohum kullanım desteklerinin artışını büyük bir memnuniyetle karşılarken, tohum yetiştiricilerine de ek destek verilmesi talebimizi tekrarlıyoruz.’’ şeklinde konuştu.

Kaçak ve Kayıt Dışı Tohumculukla Birlikte Mücadele Edelim

Güler’in gündeminde kaçak ve kayıt dışı tohumculuk faaliyetleri de vardı.

‘’Haksız kazanç ve rekabeti tetikleyen, milli ekonomimize zarar veren kaçak ve kayıt dışı tohumculuk faaliyetlerini en aza indirmek için gece gündüz çalışan Tarım ve Orman Bakanlığımıza bizler de destek olalım, denetimleri birlikte yapalım, daha etkin yaptırımların uygulanmasını sağlayalım, çürük elmaları heybemizden atalım istiyoruz.’’ ifadelerini kullanan Güler, Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Kirişci’den bu konuda destek istedi.

Sözleşmeli Üretim Modeli Adil Olmalı

Tarım ve Orman Bakanlığının son dönemdeki üretim planlamasının yapılması, sözleşmeli üretimin ve dijitalleşmenin yaygınlaştırılması politikalarını desteklediklerini belirten Güler, ‘’Sözleşmeli üretim sistemin tüm taraflar için hakkaniyetli şekilde kurulması, büyük olanın küçük olanı yutmaması için hukuki bütün güvencelerin sağlanması son derece önemlidir. Bunun yanında araştırma- geliştirme (AR-GE) çalışmalarına verilen destekler atmalıdır. Milli politika demek, en başta tohum çeşitlerinin de milli olması demektir.’’ dedi.

Yeni Bir Tarım Politikasıyla Tarımda Türkiye Yüzyılına Hazırız

Bir tohum tanesi kadar stratejik başka bir üretim unsurunun, tarım kadar önemli bir sektörün olmadığının pandemi ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sırasında ve sonrasında ortaya çıktığını vurgulayan TYAB Başkanı Güler, ‘’İklim değişikliğinin etkilerini de bunlara eklediğimizde büyük bir dönüşümün başında olduğumuzu ve küresel ölçekte önemli değişimlere şahit olacağımızı söylemek yanlış olmaz.

Bizler bugünkü kararlarımızın sonuçlarını ne zaman göreceğimizi bilemesek de herkese eşit hak ve fırsatların sunulduğu, bilimin ve inovasyonun aydınlattığı doğal dengeyi daha çok bozmadığımız ve bozulanı da düzeltmeye çalıştığımız bir dünya için bugünden daha sıkı bir şekilde çalışmalıyız.

Sayın Bakanımızın da hep vurguladığı gibi: Bu topraklara hem alın teri hem akıl teri döküyoruz.  Bütünleşmiş yeni bir tarım politikası eşliğinde, biz, hepimiz Tarımda Türkiye Yüzyılına hazırız.’’ ifadelerini kullandı.

***

Tohumculuk Çok Geniş Yelpazede Hizmet Veren Dev Bir Sektördür

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan ise, tohumculuk sektörü her biri ayrı ekonomik etkinlik dalı olan; bitki ıslahı, yetiştiricilik, sanayi, dağıtım, pazarlama ve satış ile ihracat-ithalat süreçlerini kapsayan dev bir sektör olduğunu vurguladı.

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, 2008 yılının sonunda kurulan ve bugün 71 bin üyeye ulaşan Türkiye Tohumcular Birliğinin konu alanının sadece tohum olmadığını, meyve fidancılığını, sebze fideciliğini ve süs bitkilerini de kapsayan geniş bir yelpazede hizmet verdiklerini kaydetti.

Akcan, ‘’Türkiye’de 2000 yılında 145 bin ton olan üretim, 2007 yılında 325 bin tona, Birliğimizin kuruluşu, özel sektörün gayreti ve sertifikalı tohum kullanım ve üretim desteklerinin etkisi ile 2021 yılında 1 milyon 325 bin tona ulaşmıştır.

Bununla birlikte fide, fidan ve süs bitkisi üretimlerinde de büyük artışlar görülmüştür.

2016 yılında yaklaşık 138 milyon adet olan meyve fidanı üretimi 2021 yılında 279 milyon adede,4 milyar adet olan sebze fidesi üretimi 5 milyar 500 adede yükselmiş, ayrıca 200 bin adet artışla 1 milyar 710 bin adet süs bitkisi üretilmiştir.

Tohum üretiminin %90’ı, tescil edilen çeşitlerin %77’si özel sektörümüze aittir.’’ dedi.

Sadece Tohumda Değil, Fidan ve Süs Bitkilerinde de Net İhracatçıyız

TÜRKTOB Başkanı Akcan, dış ticaret alanında tohumculuk sektörünün tamamı için özetle şöyle konuştu; ‘’2021 yılı sonunda fidanda %415, süs bitkilerinde %300 dış ticaret fazlamız vardı. Tohumda %10’luk bir açığımız kalmıştı, onu da kapattık ve artıya geçtik.

Tohumculuk sektörü 2018 yılından itibaren dış ticaret fazlası veren, toplamda ihracatın ithalatı karşılama oranı 2021 yılı sonu itibarıyla %131 olan bir sektör konumuna geldi.

Toplam ihracatımız 370 milyon dolar, dış ticaret fazlamız 88 milyon dolar olarak gerçekleşti. ‘Dışa, ithalata, ya da bazı ülkelere bağımlılık’ gibi bir durum söz konusu bile değil. ‘’

AR-GE’de Destekler Ve Özel Sektör İle İş Birliği Artmalı

Ülkelerin sadece tarımda değil her alanda ürettiği bilgi, teknoloji ve yenilikler ölçüsünde söz sahibi olduklarını, tarımda da söz sahibi olabilmek için bilgi ve teknoloji üretme mecburiyeti olduğunu ifade eden Akcan, ‘’ İstenen düzeyde bilgi ve teknoloji üretebilmek için ise AR-GE çalışmalarına gerekli yatırımlar yapılmalıdır. Ancak, ülkemizde AR-GE'ye yapılan harcamalar GSYH’nin ne yazık ki %1’i kadardır. Bu oran G.Kore’de %5, Japonya’da %4, ABD’de %3, OECD ülkelerinde ise ortalama %2.5 ve AB ülkelerinde ortalama %2’dir. Ülkemiz bu alana gerekli bütçeyi henüz ayırabilmiş değildir.

Özellikle iklim değişikliği, kuraklık ve pandeminin yeni gereklilikleri tohumculuk sektöründen beklenenleri artırmaktadır. Tarımın tohumla başladığı gerçeğinden de hareketle tohumculuk konusundaki AR-GE çalışmaları en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Tarımın en önemli girdisi olan tohum ve stratejik bir sektör olarak ortaya çıkan tohumculuk sektöründe milli politikaların geliştirilmesi için çalışılmalıdır.’’ şeklinde konuştu.

Tohumun İzinde ve Yerel Çeşit Bahçesi Projelerimiz Sektörümüz İçin Çok Önemli

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, Türkiye Tohumcular Birliği olarak Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte Tohumun İzinde ve TÜRKTOB Yerel Çeşit Bahçesi Eğitim Projelerini yürüttüklerini hatırlattı.

Akcan,  ‘’Bu projeler ile yerel çeşitlerin toplanması, korunması ve gen bankalarımıza kazandırılması ve eğitim için yoğun gayret gösteriyor, kaynak aktarıyoruz. Son 3 yılda 350’ye yakın yerel çeşidimizi gen bankamıza kazandırdık. Ana sınıfından liseye kadar 1500’e yakın öğrencimize de eğitim verdik.

Ayrıca, Uluslararası Tohumculuk Çalıştayları ve Bitki Islahı Kongreleri düzenledik.

Sektörümüzü ulusal ve uluslararası tüm platformlarda en etkin şekilde temsil ediyoruz.

Ekonomik İşbirliği Ülkeleri Tohumcular Birliği (ECOSA) aracılığı ile de sizin öncülüğünüzde başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere EİT ülkelerine ulaşıyor, hem bilgi paylaşımını hem de ticari olanaklarımızı artırmaya çalışıyoruz.’’ diye konuştu.

Süs Bitkilerinde KDV Düşmeli

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüten Savaş Akcan, süs bitkilerinden alınan KDV’nin de %18’den %8’e düşmesinin sektör için en önemli konulardan olduğunu vurguladı.

Akcan, ‘’Tohumculuk içinde KDV’si %18 olan tek sektör süs bitkileridir. Süs bitkileri lüks değildir. Küresel ısınmanın etkilerini en aza indirecek, karbon salınımına yutak olacak ürünleri biz üretiyoruz. Ayrıca az önce ifade ettiğim gibi süs bitkilerinde ihracat, ithalatın 3 katına çıktı. KDV’nin %18’de tutulmasının teknik ve ekonomik olarak bir gerekçesi kalmadı.’’ dedi.  

Akcan sözlerini özetle şöyle tamamladı: ‘’Devletimiz Tarım Kanunu’ndan hemen önce Islahçı Hakları Kanunu’nu, hemen sonra da Tohumculuk Kanunu’nu çıkardı. Çok teşekkür ediyoruz. Desteklerle birlikte bu pozitif yaklaşımın karşılığını en iyi veren sektörüz. Ancak, temel mevzuatlarımızda yeni dönemin gerekliliklerine uygun küçük dokunuşlara ihtiyacımız var ve bu konuda Bakanlığımız ile çalışıyoruz.’’

***

Tohumculuk Sektörü Türkiye Yüzyılı Vizyonuna Hemen Adapte Oldu

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yunus Kılıç ise her zaman ve her şartta üretime devam eden tohum yetiştiricilerine ve tüm çiftçilere teşekkür ederek başladığı konuşmasını özet olarak şöyle sürdürdü:

‘’Dünya nüfusu 8 milyara ulaştı. Kaliteli gıdaya talep arttı. Bu sağlayan sizlersiniz ve çok önemlisiniz. Kendi ekonomik gelişimleri için doğayı tahrip eden ülkeler şimdi iklim değişikliğinin etkilerini azaltmasının faturasını tüm ülkelere kesiyorlar. İklim değişikliğinden en çok etkilenen ve etkilenecek olan Akdeniz coğrafyasında biz de varız. Sizler tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından artık çok daha önemlisiniz. Sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır.

2002 yılından bu yana hem mevzuat hem de destekleme politikaları açısından sizi anlayan, sizin sorunlarınızı bilen ve çözen bir anlayış, bir hükümet var. Biz 20 yıldır tarımın önemini bildiğimiz için destekleri sürekli artırdık. Tohumculuk sektörü de bunun karşılığını en iyi şekilde verdi.

Tohumculuk sektörü Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuna hemen adapte oldu.’’

***

Tohumculuğu Daha Fazla Millileştirme Konusundaki Desteklerimiz Devam Edecek

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Tarımda Türkiye Yüzyılı Çalıştayı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak bütün paydaşlarla istişare halinde olmaya büyük önem verdiklerini ve sektör temsilcileriyle sık sık bir araya geldiklerini söyledi.

Uzun bir yüzyılı inşa etme yolundaki hedeflerin ancak toplumun ilgili bütün kesimlerini bir araya getirmek ve gereken sinerjiyi oluşturmakla mümkün olacağını belirten Kirişci, bu nedenle Türkiye'nin yüzyılına damgasını vuracak tarım ve ormanla ilgili çalışmaları da tüm paydaşlarla işbirliği içinde gerçekleştireceklerini bildirdi.

Tarımın, "Türkiye Yüzyılının" en güçlü ayaklarından birisi olması gerektiğini vurgulayan Kirişci, Bakanlık olarak da yeni yüzyılın şekillenmesi konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Bakan Kirişci "Tarım ülkesi olarak bilinen bir ülkenin bir tarım kanunu yoktu, ıslahçı hakları kanunu yoktu, tohumculuk kanunu yoktu, lisanslı depoculuk kanunu yoktu, toprak koruma ve arazi kullanım kanunu yoktu bunun gibi 10'un üzerinde temel ve vazgeçilmez olan kanunlar bu dönemde çıktı. Bu kanunlar yol gösterici oldu." dedi.

Kirişci, 2006'da yürürlüğe konulan Tarım Sigortası Kanunu'nu örnek göstererek, olası risklere karşı üreticinin üzerindeki yükün hafifletildiğini anımsattı.

Bitkisel Üretimde Bu Yıl Tüm Zamanların Rekorunu Kıracağız

Türkiye'nin nüfusunun arttığını, 2002'de 15 milyon olan turist sayısının 52 milyona dayandığını belirten Kirişci, "85 milyonun yanı sıra bir de bu ülkeye gelen turistleri doyuran bir üretici var. Bu kişilere 'eli öpülesi üreticiler' diyorum. Aynı şekilde bu ülkeyi güvenli liman bulup, bu ülkede bir müddet de olsa yaşamak isteyen sığınmacılar var. Bunların da nüfusunun 4,5 - 5 milyon olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

2002 yılında 3,8 milyar dolar olan ihracatın bu yıl 30 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini dile getiren Kirişci, Cumhuriyet'in 100. yılında 2002'deki tüm Türkiye ihracatına eş değer bir tarım ürünleri ihracatı gerçekleştirmiş olacaklarını kaydetti.

Bugün pek çok ülkede tarım noktasında sıkıntılar yaşandığını ifade eden Kirişci, şu değerlendirmede bulundu:

"Düşünün ülkenin adı Almanya, ülkenin adı Hollanda, ülkenin adı İtalya, ülkenin adı İngiltere; raflarda olmayan ürünler var ve bu ürünlerin eksikliklerinden şikâyetçi olan tüketici var. Ama hamdolsun Türkiye'de bu ürünlerle ilgili en ufak bir eksiklik yok. Bulunmayan ürün en pahalı üründür. Evet, bir enflasyon problemimiz var, bu enflasyonla ilgili bu ayki enflasyon rakamlarından hareketle bir aşağıya doğru yöneliş var, düşüş var ama netice itibarıyla bu ülkede üretim var, istihdam var, ihracat var, bulunurluk konusunda en ufak problem yok. 98 milyon ton olan üretimimiz 117 milyon tona çıkmıştı, kuraklığa rağmen 2021'de ve bu yıl tüm zamanların inşallah rekorunu kıracağız, bu çerçevede 127 milyon tonu bitkisel üretimde göreceğiz."

Tarım Orman Gençlik Konseyi Kurulacak

Bakan Kirişci, Türkiye'nin tarım sektöründe çok iyi olduğunu ancak anlatma noktasında sıkıntılar yaşandığını dile getirdi.

Buna daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine değinen Kirişci, ana okul çocuklarından başlayarak toplumun her kesimine tohumun, tohumculuğun, hibritin, GDO'lu tohumun çok iyi anlatılması gerektiğini ifade etti.

Bakanlık olarak Tarım Orman Gençlik Konseyi'ni kuracaklarını dile getiren Kirişci, "Bir teknofest kuşağını konuşan Türkiye, teknofest kuşağının ürettiği ürünlerle iftihar eden bir Türkiye'nin tarım alanında da kendi teknofest kuşağı gibi bir kuşağı mutlaka ortaya çıkarması, bunların akıl ve alın terlerinden istifade etmesi bizim olmazsa olmazımız olmalıdır." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 2 bin Köy Yaşam Merkezinin açılışını gerçekleştirdiklerini anımsatan Kirişci, Türkiye genelinde kapanmış olan köylerdeki okulların yeniden açılması, buraların da tarımsal faaliyetler için de kullanılması gerektiğini kaydetti.

Kuraklığa Dayanıklı Çeşitler Geliştirin

Tarımsal faaliyetler konusunda tohumun ürüne ve tüketiciye ulaştığı ana kadar her süreçten sorumlu olduklarını anlatan Kirişci, bu açıdan üreticileri rahatlatma konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Kuraklığa karşı tohumculara uyarılarda bulunan ve su israfının önüne geçilmesi gerektiğine işaret eden Kirişci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha az suya ihtiyaç duyan, kuraklığa dayanıklı çeşitler üzerinde daha fazla mesai harcayalım. Çünkü Türkiye şu anda kişi başı 1323 metre küp su ile dünyada su kısıtı altında yaşayan ülkeler kategorisinde. Nüfusumuz daha da artarsa doğaldır ki artık bu bin ila 1700 metreküp arasındaki suyun altına da inmiş olacağız, o seviyenin altına düşmeden bazı tedbirleri almamız gerekiyor. Bu tedbirleri de kısa zamanda inşallah alalım. Biliyoruz aslan payını tarımsal sulama alıyor ama içme suyu ve endüstriyel kullanımı için de su tüketimine çok dikkat etmemiz gerektiğinin de altını çizmek istiyorum. Yerlilik konusunda tohumculukta elde ettiğimiz başarıyı her vesileyle dile getiriyoruz. Daha fazlasını yapabilir miyiz? Evet, yapabiliriz çünkü sizin gibi çalışkan, işinin tabir yerindeyse takipçisi olan üreticilerimiz var. Biz sizlere güveniyoruz. Bunları da dikkate alarak daha fazla yerlileştirme ve daha fazla da millileştirme konusundaki desteklerimiz inşallah devam edecek."

***

Açılış konuşmalarının ardından, ‘’Tohuma Değer Katan Eller’’ plaket töreni yapıldı.

Genç üreticiler Şakir Yumrutaş ve İlayda Altıntaş ile ülkemizin en önemli fark yaratan girişimcilerinden Ayten Çöl’ün plaketlerini Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, TBMM Tarım Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yunus Kılıç ve TYAB Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler birlikte takdim etti.

***   

Çalıştayın ilk günü konu sunumları ile devam etti.

Gıda Güvenliği konusunda FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Tarladan Sofraya Temiz Enerji konu başlığında Doç. Dr. Ömer Eren, Dijital Tarım ve Türkiye Vizyonu temasında Doç. Dr. Muharrem Say ve Tohumculuk ve Markalaşma ana başlığında TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç’in yaptığı sunumlar katılımcılar tarafından ilgili ile takip edildi.

***

Çalıştayın ikinci günü ise Türkiye Yüzyılında Tarım Paneli yapıldı.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Sn. Prof. Dr. Yunus Kılıç, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. Metin Türker, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal, Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç ve Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler, 3 saat boyunca moderatör Galip Umut Özdil’in ve tohum yetiştiricilerinin sorularını yanıtladı.

Benzer İçerikler