TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

Tohumculuk Sektörü İstişare Toplantısı Yapıldı

Tohumculuk Sektörü İstişare Toplantısı Yapıldı

Tohumculuk Sektörü İstişare Toplantısı

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve Alt Birlikleri Genel İstişare Toplantısı’nda bir araya geldi.

3-5 Haziran 2022 tarihleri arasında Bolu- Abant’ta yapılan toplantıya TÜRKTOB ve Alt Birliklerinin Yönetim Kurulu üyeleri ve yöneticileri katıldı. Toplantıya Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yılmaz Boz, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tohumculuk Daire Başkanı Sezgin Karadeniz, Tohumculuk Dairesi Birim Koordinatörleri Levent Doğruyol, Alper Şahin ve Dr. Aslı Onay da katılım sağladı.

Toplantının açılış konuşmasını Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan yaptı.

TÜRKTOB büyük bir güç

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, şubat ayının sonunda vefat eden TÜRKTOB önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Vehbi Eser’i anarak başladığı konuşmasında Türkiye Tohumcular Birliğinin Alt Birlikleriyle birlikte tarım sektörü içinde çok büyük bir güç olduğunu kaydetti.

Türkiye’de Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden sonra kendine has bir kanunla kurulmuş, üyeliği zorunlu olan, kamu kurumu niteliğinde ikinci meslek örgütünün TÜRKTOB olduğuna işaret eden Başkan Akcan, ‘’Bu büyük gücü, sektörümüz, tarımımız ve ülkemiz için çok daha iyi nasıl kullanırız sorusunun cevabını aramak için buradayız. Tohumculuk Kanunu’nun ve TÜRKTOB’un amacı kanun koyucu ile sektörümüzün arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirerek sorunlara daha hızlı ve uygulanabilir çözümler üretmektir.’’ dedi. 

Tarım sektörü içinde en başarılı alanın tohumculuk olduğunu kaydeden Akcan, ‘’ Özel sektörün ve temsilcisi TÜRKTOB’un gayretleri devletin desteği ile birleşince üretimde kendine yeterli, 2018 yılından itibaren dış ticaret fazlası vermeye başlayan, 2021 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranının %130’a çıktığı, 121 ülkeye tohum ihraç eden bir sektör haline geldik. Bu, bizim devletin desteklerini amacına uygun ve etkili şekilde kullandığımızın bir göstergesidir.’’ ifadelerini kullandı.

Akcan, sektörün beklentileri konusunda da özetle şöyle konuştu:

‘’Mevzuatlardaki eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Tohum sanayicilerimizin ve dağıtıcılarımızın KOBİ kapsamına alınarak desteklenmesini istiyoruz. AR-GE başta olmak üzere destekleme politikalarında nitelik ve nicelik açısından yaşadığımız sorunların çözülmesi, millî çeşitlerin üretim ve kullanımına daha çok destek verilmesi, sertifikalı tohumların yaygınlaştırılması, firmalarımıza ürünlerinin tanıtımı ve pazarlanması için daha çok destek olunması, ihracat teşviklerinin atması ve tohum yetiştiricisi çiftçilerimize ayrıca destek verilmesi önemli taleplerimiz arasındadır.

Bunların hepsi gerçekçi, yolu - yöntemi belli, gelişmiş ülkelerde uygulanan politikalardır. 150 yıl önce tohumculuk endüstrisini kurmuş ülkelerle yarış yapıyoruz. Bu konularda Tarım ve Orman Bakanlığı ile daha çok iş birliği yapmak istiyoruz.’’

 

Akcan, TÜRKTOB’un faaliyetleri konusunda ise:

‘’Çocuklara, gençlere, öğretmenlere eğitim veriyoruz. Islahçı yetiştiriyoruz. Tohum İzinde projesiyle 6 yılda 324 yerel çeşidimizi gen bankamıza kazandırdık. Kamuoyundaki bilgi kirliği ile yoğun olarak mücadele ediyoruz. Ekonomik İşbirliği Ülkeleri Tohumcular Birliği (ECOSA) ile Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT/ECO) ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Savaşın ardından Rusya’nın talebi ile ihracat imkânlarımızı artırmanın gayreti içindeyiz.’’ şeklinde konuştu.

Amacımız kâr etmek değil

Akcan, tohumculuk sektörünün daha fazla kâr etmek amacıyla çalışmadığını belirterek, bu sözlerini şöyle temellendirdi: ‘’ Tarımda girdi fiyatları TÜİK verilerine göre geçen yıla oranla gübrede %228, Enerji de %175, yemde %107, ilaçta %88 arttı. Döviz kurlarının yukarı yönlü hareketliliği üzerimizde büyük bir yük oluşturuyor. Girdi fiyatları endeksi ortalamasına baktığımızda ise karşımıza çıkan oran % 105.

Tüm bunlara karşın tohum ve dikim materyallerinde ise artış oranı %34. Bu, sektördeki tüm arkadaşlarımızın gönüllülüğünün, ülke tarımına katkı sağlamanın peşinde olduğunun en net göstergesidir. Başarımızın altına yatan nedenlerden biri de budur. Böyle bir sektörü temsil etmekten çok mutluyuz, gururluyuz. Bu başarının artarak devam edeceğine olan inancımız çok yüksek. Bunun sağlanması Tarım ve Orman Bakanlığımız ile daha çok iş birliği ve istişare yapabilmemize bağlı. Birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek bu toplantıdan çıkacak sonuçlar, rapor halinde Tarım ve Orman Bakanlığı ile paylaşılacak ve sorunlarımıza daha hızlı çözüm bulmak için destek olacaktır. ’’

***

Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tohumculuk Daire Başkanı Sezgin Karadeniz ise, tohumculuğun son dönemde çok aktif ve dinamik bir sektör haline geldiğini vurguladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı olarak Türkiye Tohumcular Birliği ve Alt Birlikleriyle çok sayıda çalışma yaptıklarını ve proje uyguladıklarını anlatan Karadeniz şunları kaydetti:

’’Yurt içi tohumluk üretim kapasitesini geliştirmek, ihtiyacımızı yurt içinden karşılamak ve özel sektörün hâkim olduğu millî bir tedarik sistemi kurmak ve güçlendirmek bakanlık olarak temel politikamızdır. Tohumculuk sektörünü desteklemeye devam edeceğiz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, teknoloji ve bilgi transfer eden bir tohumculuk sektörüne öncülük etmek istiyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tescil ve sertifikasyon test merkezi müdürlüklerinin alt yapılarını güçlendiriyoruz. Kendi ürettikleri tohumları kendi laboratuvarlarında analiz ederek sertifikalandırmak isteyen kuruluşlara yetki devri çalışmalarımız devam ediyor. 259 firmaya özel sektör tarımsal araştırma kuruluşu yetkisi verildi. 81 ilimizde sayıları bini aşan kontrolörlerimizle hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 1924 çeşit koruma altına alındı. 2005 yılından bu yana sertifikalı tohumluk kullanan çiftçilerimizi, 2008 yılından itibaren de sertifikalı tohumluk üreten firmalarımızı destekliyoruz. Bugüne kadar toplam 3,4 milyar TL ödeme yapıldı. Üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşların çalışmalarını yakından takip ediyoruz.

Tohumculukta ihtiyacımızın büyük bölümünü kendimiz karşılayabiliyoruz. Sertifikalı tohum üretiminde 1 milyon 300 bin tonu aştık.  Tohumda ihracatın ithalatı karşılama oranı %90’larda. Süs bitkileri ve fidanda ise net ihracatçıyız.

Tohumculuk Daire Başkanlığımızın yürüttüğü Tohumculuğu Geliştirme Projesi, Yerli Bitki Çeşitlerinin Kullanılmasının Yaygınlaştırılması Projesi ve Yurt İçi Sertifikalı Tohum Üretimi ve Kullanımı Desteklerinin Etki Analizi Projesi devam ediyor. Tarım teknolojileri, tohum kontrolörlüğü ve diğer konularda personel ve çiftçiye yönelik eğitim faaliyetlerimiz sürüyor.

Zaman zaman sizlerin de dile getirdiği gibi tohumculuk mevzuatımızın güncelleme zamanı geldi. Bu konuda TÜRKTOB ve Alt Birlikleriyle çalışmalarımız devam ediyor.’’

***

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yılmaz Boz, bakanlığın 49 adet araştırma enstitüsünde araştırma - gelişme (AR-GE) çalışmalarını çok geniş çapta sürdürdüğüne ve dünyaya AR-GE satacak konuma geldiklerine işaret etti.

Dr. Yılmaz Boz sözlerini özetle şöyle sürdürdü: ‘’2 bine yakın AR-GE çalışanımız var, toplam 6 bin 500 kişi ile bu çalışmalarımızı yürütüyoruz. Son 10 yılda tarla bitkilerinde 780 adet çeşit geliştirildi. Bahçe bitkilerinde de geliştirilen 210 çeşit var. Artık bahçe bitkilerinde de ıslahçı hakkı alınmaya başlandı.Yerli çeşitlerle üretim yaygınlaşıyor.Yerli çeşitleri desteklemeye devam edeceğiz. Hem iklim değişikliğinin etkilerine hem de yeni hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı çeşitlerin ıslahı hız kazandı. Subtropik bitkilerin yanında artık tropik bitkileri de yetiştirmeye başladık.’’

***

Açılış konuşmalarının ardından TÜRKTOB’a bağlı yedi Alt Birlik, çalışmaları, temsil ettikleri sektörün son durumu, sorunları ve çözüm önerileri, diğer Alt Birliklerden, TÜRKTOB’dan ve Tarım ve Orman Bakanlığından beklentileri konularını kapsayan sunumlar yaptı.

Sunumlardan sonra genel değerlendirme toplantısına geçildi.

***

TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, genel değerlendirme toplantısının başında, ilk bölümde mevzuatın güncellenmesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile daha çok istişarede bulunulması ve TÜRKTOB ve bünyesindeki Alt Birliklerin daha yoğun iş birliği içinde olması konularının ön plana çıktığını belirtti. Mevzuat güncellenmesi konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile TÜRKTOB ve Alt Birlik teknokratlarının daha yoğun bir çalışma içine girmesi gerektiğini vurgulayan Akcan ayrıca temmuz ayında Türk ve Özbek tohumcularını Özbekistan’da bir araya getireceklerini ifade etti.

Yerel yönetimlerin hibe olarak, tohum, fide, fidan ve süs bitkisi dağıtmasının siyasi bir faaliyet olduğuna işaret eden Akcan, ‘’ Bundan hepimiz rahatsızız. En çok Tohum Dağıtıcıları Alt Birliği (TODAB) üyesi bayilerimiz olumsuz etkileniyor. TODAB bu sorunun çözülmesi için çalışmalar yapıyor. Belediyeler ve diğer yerel yönetim birimleriyle de konuşuyoruz ama elimizde bir yetkimiz yok. Sadece dağıtım değil, üretim yapan belediyeler de var. Herkes kendi işini yapmalı.’’ dedi.

Sektörde ara eleman eksikliğinin gündeme gelmesi üzerine Akcan, ‘’ Meslek liselerinin tarım bölümleri tercih edilmiyor. Örneğin Yalova gibi ekonomisi içinde süs bitkilerinin çok önemli yer tuttuğu bir yerde meslek lisesinin ilgili bölümüne bir öğrenci bile başvurmadı. SÜSBİR üyesi işletmelerimiz asgari ücretin 1,5 katı başlangıç maaşıyla istihdam garantisi vermesine rağmen talep yok’’ dedi.

Bu bölümde söz alan Tohumculuk Daire Başkanı Sezgin Karadeniz, mevzuat yenileme çalışmalarının devam ettiğinin altını çizdi. Kayıt dışılıkla mücadele için birliklerden daha çok destek isteyen Karadeniz, tohumluk kontrolörlüğü konusunda yetki devri çalışmalarının pilot bölge düzeyinde başlayabileceğine işaret etti.

***

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yılmaz Boz ise kamu yatırımları için sökülen ağaçların ekonomik olarak değerlendirilebilmesi konusunda sektörle aynı fikirde olduğunu söyledi. Boz, mesleki eğitim konusunda ise Tarım ve Orman Bakanlığının da içinde olduğu daha eş güdümlü bir çalışma yapılması ve BİSAB ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) ayrı ayrı düzenlediği bitki ıslahı kurslarının birlikte organize edilmesinin düşünülmesi gerektiğini ifade ederek, TSÜAB’ın da TAGEM ile ortak eğitim verebileceğini kaydetti.

***

Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Hacı Ömer Güler ise genç olmasına rağmen kısa zamanda önemli başarılar elde etmiş tohumculuk sektörünün yakın coğrafyasına göre çok ileride olduğunu ancak gelişmiş ülkelere göre eksikliklerinin bulunduğunu ifade etti.

TYAB Başkanı Güler, ‘’ Artık destekleme sistemi, destek miktarları gibi yapısal konuları konuşmamamız gerekiyor. Artık alt yapı ve mali sorunlar yerine değişen ıslah teknolojilerini konuşmalıyız. Vizyonumuzu genişletmeliyiz. Nicelik yerine niteliği konuşmamız gerekiyor. İhracat, markalaşma, katma değer yaratma gibi konulara daha çok öncelik vermeliyiz.’’ ifadelerini kullandı.

Tohum yetiştiricilerinin ciddi yapısal sorunları olduğunu söyleyen Güler,‘’ Bu sorunlar sadece sivil toplum ve meslek kuruluşlarının çabalarıyla değil, bunlara ek olarak ilgili kamu kurumlarının desteği ile çözülecek. Sıkıntılarımız hayallerimizi ve ufkumuzu daraltmamalı.’’ dedi.

***

Bitki Islahçıları Alt Birliği (BİSAB) Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selami Yazar birlikteliklerinin daha da güçlenmesini, sektörün ve Alt Birlik üyelerinin değişen taleplerinin karşılanması için her alanda daha hızlı olunmasını tavsiye etti.

BİSAB Başkanı Yazar, ‘’Bitki ıslahı bu işin lokomotifidir. Bu nedenle AR-GE’yi daha çok gündeme getirmemiz gerekiyor. Islah projelerine daha çok kaynak aktarmalıyız. Firmaların AR-GE çalışmalarına destek olacak alt yapı yatırımlarını gündeme getirmeliyiz. Nitelikli eleman yetiştirmekten başlayarak en son teknolojiyi kullanan AR-GE merkezlerine kadar giden ortak bir planlama yapılmalı. Türkiye olarak kendimize yeterli olmamız çok önemli ama amacımız yakın coğrafyamız başta olmak üzere diğer ülkelerin gıda güvencesine ve güvenliğine katkıda bulunmak olmalı. Bu misyona yönelik teknolojileri ve çeşitleri geliştirecek potansiyel fazlasıyla var. Teknolojiniz yoksa birilerine bağımlı kalırsınız. Pandemi ve savaş bunu bize bir kez daha gösterdi. Ortak paydamızı bu yönde büyütmeliyiz.’’

***

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) ve Ekonomik İşbirliği Ülkeleri Tohumcular Birliği (ECOSA) Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, Türk tohumculuğunun dünyada söz sahibi olduğunu, Türkiye’nin küresel tohumculuk arenasında önemli bir aktör olduğunu vurguladı.

TSÜAB ve ECOSA Başkanı Gençer, ‘’ Tüm Alt Birlikler çok ciddi yol aldı. Artık çıtamızı daha yükseğe çıkarmalıyız. Biz artık kaçak ürünleri tohum adı altında satanlarla, merdiven altında fide, fidan, süs bitkisi üretenlerle uğraşmamalıyız. Bu sorun artık ivedilikle çözülmeli. Maliyetlerin artışı, ister istemez tohum fiyatlarını da artıracak. Bu durumunun tohum diye satılan kayıt dışı ürünlere rağbeti yükseltmesi olasılığına karşı özellikle bu yıl denetimler daha da sıkılaştırılmalı. Biz de TSÜAB olarak ‘’Kaçak Tohum Hattı’’ kurduk. Tüm üyelerimizden bu hattı aktif olarak kullanmalarını rica ediyoruz.

Dünya kendine yeterliliği konuşurken, kaçak tohumun rekoltemizi azaltan faktörlerden biri olduğunu unutmamalıyız. Sertifikalı tohumu daha çok ön plana çıkarmalıyız.

Bu konuda ‘Yasal olmayan üretimi bir alt düzey belge ile kayıt altına alalım’ yaklaşımı çok tehlikelidir. Biz dünya devleri ile yarışırken, hiç yatırım yapmamış, elini taşın altına koymamış işletmelere üretim izni verirsek kendimizi dibe çekmiş oluruz. TSÜAB ve diğer Alt Birliklerimizin kendi sektörlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak üye sayısına ulaştıklarını görüyoruz. Artık yeni üye yerine mevcut üyelerimize pozitif ayrımcılık yapmalı, üretim kapasite ve kalitemizi artırmaya odaklanmalıyız.

Tohumla ile ilgili bilgi kirliliği ile daha etkin mücadele etmeliyiz.’’ ifadelerini kullandı.

ECOSA’yı uluslararası bir birlik yapmak için yapılan çalışmaları anlatan Gençer, ‘’ECOSA’ya üye ülkelerden temsilcilerinin de yönetimde olduğunu bölgesinde daha etkili olacak bir yapılanmaya gidiyoruz. Türkiye’nin bölgesel gücü açısından ECOSA’nın üye sayısı ve çeşitliliği çok önemli. Tüm arkadaşlarımın üyelik konusuna hassasiyetle yaklaşmasını diliyorum.

Tarım ve Orman Bakanlığımızdan tohumculukla ilgili daha çok yetki istiyoruz. Bakanlığın denetiminde olmak şartıyla Birlik ve Alt Birliklerimize daha çok yetki verilirsen, sorunları daha hızlı çözeriz.’’ dedi.

***

Toplantı katılımcıların görüşlerinin istişare edilmesinin ardından TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan’ın teşekkür konuşmasıyla sona erdi.