TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

SAVAŞ AKCAN: TÜRK TOHUMCULUĞU GELECEĞİMİZ, YURT DIŞINA BAĞIMLI DEĞİLİZ

SAVAŞ AKCAN: TÜRK TOHUMCULUĞU GELECEĞİMİZ, YURT DIŞINA BAĞIMLI DEĞİLİZ

SAVAŞ AKCAN: TÜRK TOHUMCULUĞU GELECEĞİMİZ, YURT DIŞINA BAĞIMLI DEĞİLİZ

Kuraklığa dayanıklı tohum üretiyoruz

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkan Yardımcısı ve Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, tohumculuğun bir milletin geleceğini olduğunu, ulusal bağımsızlığın temelinde tohumun yaptığını söyledi.

Küresel bazda iklim değişikliğinin en fazla tarım sektörünü vurduğunu, pandemide gıda fiyatlarının artmasında tedarik zincirindeki sıkıntıların yanında en önemlisinin kuraklık olduğunu belirten Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, kuraklığa ve lojistik sorunlara dayanıklı ürünler için tohumlar ürettiklerini bildirdi.

Tohumculuk sektörünün iç piyasa ihtiyaçlarını karşılarken diğer taraftan da dış pazara açılmanın ve küresel tohum pazarında etkili bir şekilde yer almanın çabası içerisinde olduğunu dile getiren Savaş Akcan, "Sektör, araştırma ve geliştirme çalışmaları ile katma değeri yüksek, markalaşmış yeni çeşitlere ait tohum ve çoğaltım materyali ve teknolojik ürünlerin dış ticarete konu edilmesi için yoğun çaba sarf ediyor" açıklamasını yaptı.

Tohum ihracatının artması için…

TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, "Tohum geleceğimiz. Ulusal bağımsızlığın temelinde gıda bağımsızlığı da yatıyor. Ürettiğiniz verimli bir tohumu dünyaya satabilirsiniz. Ancak bunun önünde çok sayıda engel var" ifadesini kullandı.

Akcan, ihracatın artması için Tarım ve Orman, Hazine ve Maliye ile Ticaret Bakanlığı tarafından yabancı ülkelerdeki resmi prosedürler konusunda gerekli ticaret, gümrük ve bitki sağlığı anlaşmalarının, mevzuat uyumlarını sağlamalarına ve teknik engellerin ortadan kaldırılmasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Sektörün hükümetten talepleri

TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, ürün taban fiyatlarıyla ilgili açıklamaların geç belirlendiğini, tohum tarlaya girmeden fiyatın açıklanması gerektiğini söyledi. Çiftçiye desteklerin üretim öncesinde yapılması gerektiğini belirten Akcan, "Tohumda devlet destekleri çok önemli. Özellikle Ar-Ge ve ıslah çalışmalarında devlet üreticinin yanında olmalı. Tohum üretimi için yeni tarım alanları açılmalı" dedi.

 Tarımsal girdiler yüksek

TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, tarımsal girdilerin yüksekliğinden bahsederek, "Temel olarak bizi mazotun pahalılığı, gübreye ulaşamamak, zirai ilacın pahalılığı, çiftçinin üretimden kâr edemediği için üretimden uzaklaşması, toprakların boş kalması, planlamanın olmaması, satış fiyatların adaletsiz olması, tarla ve market fiyatları arasındaki makasın çok açık olması şu anda bizi yakından ilgilendiriyor" diye konuştu.

Ata tohum

Savaş Akcan, "Serbest piyasa dinamikleri içinde daha verimli çeşitler ıslah edilirse o kadar kazançlı bir tohumculuk yapılmış olacak. Ata tohumu son zamanlarda konuşulan bir konu. Asıl adı yerli tohum.

Yani bölgesel olarak Türkiye'ye yerleşmiş tohumlar. Türkiye'nin kuraklığa dayanıklı tohumlarını buralardan melezleme suretiyle yeni çeşitler elde ediyoruz. Yerel tohumlardaki bu özelliği her bir çeşitte kullanmış durumdayız" dedi.

 Çiftçiyi tarladan kaçırmayalım

Pandemi döneminde tohum sektöründe bakanlıkların da desteğiyle gerekli tüm tedbirleri aldıklarını, üretim ve ıslah çalışmalarında herhangi bir eksiklik yaşamadıklarını belirten Savaş Akcan, " Özellikle çiftçimiz sertifikalı tohum kullanımında iyi bir performans sergiliyor. Son olarak yıllık 1,25 milyon ton sertifikalı tohum kullanıldı. Çiftçimiz sertifikalı tohum kullanarak en az yüzde 25 verimliliğini artırıyor. Ardından maliyetleri düşüyor ve kârlılığı artıyor. Ancak 2021 yılının kurak geçmesi, fiyatlama politikalarının çiftçiyi memnun etmemesi tabii ki sertifikalı tohum kullanımını da olumsuz etkiliyor. Tarımsal üretim devam etmek zorunda. Sağlıklı gıdaya sürdürülebilir şekilde erişim çalışmaları devam etmeli. Dolayısıyla tohumculuk bir şekilde yürümeli, yürütülmeli. Sayısı 7 milyona yaklaşan Türk çiftçisi üretimini sürdürmeli ki 85 milyonun sofrasına bir besin maddesi konabilsin" dedi.

Sorun ve çözüm belirlensin

Türkiye'nin gıda ihtiyacı duymaması için 22 milyon ton buğdaya ihtiyacı olduğunu belirten TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, "Bu yıl rekolte kuraklık ve fiyatlamalar sebebiyle 12-13 milyon ton civarında gerçekleşecek. O yüzden sadece 7 milyon ton kendi beslenmemiz için buğday ithalatı gerekiyor. Bir de Dahilde İşleme Rejimi (DİR) çerçevesinde un, bisküvi, makarna ve diğer ürünler için 8-10 milyonluk bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bu yıl ciddi bir buğday ithalatı gerçekleşebilir" bilgisini verdi.

Türkiye'de buğday ekim alanlarının 9 milyon hektardan 6,5 milyon hektara gerilemesinin endişesini yaşadıklarını dile getiren Savaş Akcan, "Tarımdaki sorunu bir türlü ortaya koyamadık. Sorun ortaya çıksa çözüm de olacak. Üreten kazanamadığı için, tüketici yüksek fiyatlardan şikayetçi. Devlet ise fiyatlardaki yüksekliğe baskı yapıyor. Sorunun ne olduğu belli değil. Dolayısıyla sorun ortaya çıkarılıp çözüm yolları aranmalı. Bakanlığın tarımsal planlamayı kesinlikle yapması gerekiyor. Desteklemeler aracılığıyla üretimi bir plan dahilinde yürütmesi lazım. Bu ülkede ne kadar domates ihtiyacı varsa o kadar üretilmeli. Az üretilirse fiyat yükseliyor, çok üretilirse üretici zarar ediyor. Domates çöpe gidiyor. Soğan ve patateste de aynı durum var" ifadesini kullandı.

Kimseye tohum yok diyemeyiz

Tohumculuk sektörü olarak Türkiye'ye örnek bir üretim yaptıklarını ve talebe göre planlama gerçekleştirdiklerini anlatan TÜRKTOB Başkan Yardımcısı Savaş Akcan, "Öncelikle tohumculuğun başarılı olmasının nedeni yüzde 98'inin özel sektörde olması. Özel sektörde verim ve kârlılık öncelliğinden dolayı boşa atacak 1 gram tohumu olmaz. Talebi karşılamak için elimizde tohum bırakmayız. Dolayısıyla hiç kimseye tohum yok demeyiz, deme lüksümüz de yok" şeklinde konuştu.

Yurtiçi talebi karşıladıktan sonra Türki Cumhuriyetler, Irak, İran, Romanya hatta İsrail'e tohum sattıklarının altını çizen Savaş Akcan, "Rusya ve Özbekistan'da Türk tohum çeşitlerine muazzam talep var. Oradaki vatandaş Türk tohumlarını tercih ediyor. İsrail meselesi çok eskilerde kaldı. İsrail'den 15-20 sene önce bir domates tohumu almışız. O bize yapışmış sürekli o konuşuluyor. Tohumda dış fazla potansiyelimiz var ama bu şu anda ticari değil. Plandan dolayı fazla üretmiyoruz. Bizim şu anda şeker pancarı, ayçiçeği, mısır, patateste dünya standartlarında verime sahip çeşitlerimiz yok. Bu çeşitlerde açığımızı kapatabilirsek, kendi ıslahçılarımızda eksikliklerimizi yüzde 100 tamamlamış olacağız" dedi.