TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

''AR-GE’ye destek artmalı, politikaların sürekliliği sağlanmalıdır’’

''AR-GE’ye destek artmalı, politikaların sürekliliği sağlanmalıdır’’
TÜRKTOB Başkanı Kamil Yılmaz, ‘’ Bitki Islahı Alanında AR-GE Teşvikleri’’ panelinde konuştu.

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yılmaz, Antalya’da gerçekleşen Growtech Eurasia Tarım Fuarı kapsamında 29 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen ‘’ Bitki Islahı Alanında AR-GE Teşvikleri’’ konulu panele katıldı.

Moderatörlüğünü Akdeniz Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ( Akdeniz TTO) Öğretim Görevlisi Cem Sakarya’nın yaptığı panelin diğer katılımcıları ise; Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bahçe Bitkileri Araştırmaları Daire Başkanı Gökhan Kızılcı, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar ve Tasaco firması AR-GE Müdür Yardımcısı Aytekin Aksoy oldu.  

‘’Sürdürülebilirlik ve küresel rekabet için AR-GE şarttır’’

TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yılmaz, panelde sadece tarım ve tohumculuk sektörlerinde değil, her alanda sürdürülebilirliğin ve uluslararası rekabetin sağlanabilmesi için araştırma- geliştirme (AR-GE) çalışmalarının çok önemli olduğunu ve güçlü bir AR-GE altyapısının her zaman gündemde olması gerektiğini vurguladı.

AR-GE çalışmalarının hedefe ulaşabilmesi için yeterli sayıda kalifiye personel temininin, genetik materyallerin zengin ve çeşitli olmasının, alet, ekipman, arazi, laboratuar vb. imkânların ve yeterli finansmanın sağlanmasının şart olduğunu kaydeden Yılmaz, son dönemde devlet kurumlarının ve Türkiye Tohumcular Birliğinin öncülüğünde AR-GE çalışmalarının hızlandığını söyledi.

Gayrı Safi Milli Hasıla’dan (GSMH) AR-GE’ye ayrılan %1’lik payın yetersiz olduğunu, tohumculuğu gelişmiş ülkelerden bu oranın %4’lere ulaştığını ifade eden Yılmaz, küresel ısınmanın olumsuz etkilerine karşı koyabilen, verimli, kaliteli, tüketicinin ve sanayinin taleplerine uygun, uluslararası alanda rekabet gücü yüksek çeşitlerin geliştirilebilmesi için finansal sorunu olmayan güçlü AR-GE programlarının yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tarım alanlarının giderek azaldığını buna karşılık 2050 yılında 9 milyarı aşması hesaplanan dünya nüfusunun gıda gereksiniminin karşılanması için bugünkünün 2-2.5 katı kadar daha fazla üretim yapılması gerektiğini hatırlatan Yılmaz,  hastalık ve zararlılara karşı daha dayanıklı ve kaliteli ürünlerin hasat edilmesinin AR-GE çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi.

‘’AR-GE politikalarımızın sürekliliği sağlanmalıdır’’

Yılmaz özetle şöyle devam etti; ‘’ Tohumda dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerekiyor. Ancak ülkemizde AR-GE politikalarının sürekliliği az ve finansal kaynaklar yeterli değil. Ayrıca AR-GE personelimizin maaş dışında, fiziki koşullar ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesi gibi başka araçlarla motive edilmesi gerekiyor.’’

‘’TÜRKTOB, AR-GE çalışmalarında destek veriyor’’

TÜRKTOB’un TÜBİTAK iş birliği ile gerçekleştirilen Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Geliştirme Projesi’nin bileşenlerinden birinin ‘’AR-GE ve Yenilikçilik’’ olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye Tohumcular Birliği olarak AR-GE çalıştayları ve bilgilendirme toplantıları yaptıklarını, Bitki Islahçıları Alt Birliğinin (BİSAB) bitki ıslahçısı yetiştirme kurslarına destek verdiklerini, uzun vadeli kredilerle desteklenecek ve yatırım maliyetlerini azaltacak AR-GE politikalarının oluşturulması için ilgili kurumlarla çalıştıklarını anlattı. 

TÜRKTOB’un yürüttüğü sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Tohumun İzinde Projesi’nin yerel çeşitlerin ve gen kaynaklarının korunması, toplanması ve sektöre kazandırılması için örnek olduğunu ifade eden Yılmaz, projenin ilk aşamasında 65 yerel çeşidin gen bankasına kazandırıldığını söyledi.

Kamu, özel sektör ve üniversite iş birliği olmadan AR-GE çalışmalarında istenen düzeye gelinemeyeceğini özelikle vurgulayan Yılmaz, Türkiye’de 10-20 yılda bir aynı AR-GE projelerinin yapılmasının yanlış olduğunu, sektörün çok zengin olan genetik kaynaklardan yeterince yararlanamadığını, gelişmiş ülkelerde yakalanan başarıda kurumlar arasındaki eş güdümünün büyük rol oynadığını ifade etti.

‘’Küçülerek büyümek mümkün değildir’’

1980’li yıllardan itibaren gelişmeye başlayan tohumculuk özel sektörünün AR-GE’ye bakışını anlatan Yılmaz, özellikle 2000’li yıllardan sonra konunun öneminin daha çok anlaşıldığını, günümüzde araştırıcı kuruluş statüsünde 200’ün üzerinde özel firmanın olduğunu belirtti. Yılmaz, ‘’Bu firmaların ancak 50-60 tanesinde araştırma programı yürütülebiliyor, bu sayının artması için özel sektörün genetik materyale erişiminin ve finansal gücünün artması ve devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor’’ dedi.

Yılmaz, ‘’Aile işletmesi modelinde çalışan firmalarla bir yere varmak çok zor. Küçülerek büyümek mümkün değildir. Hem üretim hem de uluslararası ticaret için dünya ölçeğinde büyük firmalara daha çok ihtiyacımız var.’’ şeklinde konuştu.