TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

Anadolu pamuğu GDO'ya direniyor!

Anadolu pamuğu GDO'ya direniyor!
Dünyanın en önemli tekstil ve konfeksiyon üreticileri arasında yer alan Türkiye, ürettiği pamukla da farklılaşmak istiyor. Genetik değişikliğe uğramış pamuk üretiminin yapılmadığı en büyük üretici konumundaki Türkiye'de pamuk balyalarının üzerine “GMO Free” (GDO'suz) etiketi yapıştırılacak.

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Barış Kocagöz, bu girişimin Türkiye'ye ithalat yapan firmaların hoşuna gitmediğini ancak Türk pamuğunun geleceği bunu yapmak zorunda olduklarını söyledi.

Kocagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada GDO'lu pamuk üretimi ve ticaretinin hızla arttığını, toplam pamuğun yüzde 50-55'inin GDO'lu tohumdan üretildiğinin tahmin edildiğini kaydetti. Bu oranın gelecek dönemde yüzde 80'lere ulaşabileceğinden bahsedildiğini belirten Kocagöz, Türkiye'de ise GDO'lu üretim yapılmamasına rağmen ithal pamuklar içinde GDO'lu pamukların da bulunduğunun bilindiğini ifade etti.

Yapılan hesaplamalara göre GDO'lu pamuğun GDO'suz pamuğa göre kilogram başına yaklaşık 18 cent daha ucuza mal edildiğine, bunun Türk pamuğuna karşı haksız rekabet yarattığına dikkat çeken Kocagöz, bu durumu avantaja çevirmek için bir proje hazırlandığını ifade etti.Kocagöz, pamukta GDO konusunun sadece verim ve maliyet gibi konuların ötesinde tüm tarımı kapsayan bir bakış açısıyla tartışılması gerektiğini, özellikle GDO'nun tohumda dışa bağımlılığı getireceğinin gözden kaçırılmaması gerektiğini belirterek şu bilgileri verdi:

“Ulusal Pamuk Konseyi olarak, 'bu şartlar içinde GDO'lu pamuk üretmeyeceksek ve ekenlerle de rekabet edeceksek ürettiğimiz pamuğun değerini nasıl artırabiliriz?' sorusuyla yola çıktık. Türkiye'de üretilmiş pamuğun GDO'suz olduğunun pamuk balyalarından iplik, kumaş ve giysilere kadar ulaşan bir zincirde etiketlerde belirtilmesini öngördük.Bunun ilk adımını geçen sezon İzmir Ticaret Borsası üyesi 34 çırçır fabrikasına 100 bin adet “GMO Free” etiketi göndererek başladık. Bu fabrikalardan çıkan balyalar, içindeki pamuğun GDO'suz olduğu bilgisiyle alıcılara ulaştı. Bu yıl 40'a yakın çırçır fabrikasına yaklaşık 500 bin etiket göndereceğiz. Bu belgenin üzerinde bulunduğu pamuktan iplik ve kumaş üreten firmaların da benzeri etiketleri kullanmasını öngörüyoruz. Projemizin son aşamasında ise nihai ürün olan giysilerin etiketinde 'GDO'suz Türk pamuğundan üretilmiştir' ibaresinin yer almasını öngörüyoruz.”

“HOŞ KARŞILANMADI”

Barış Kocagöz, projenin başarı derecesini tekstil ve hazır giyim sektörünün belirleyeceğini ifade ederek, rakiplerine göre farklılık yaratmak isteyen sektörün de bunu destekleyeceğini düşündüklerini söyledi.

GDO'suz etiketi tam olarak uygulamaya geçtiğinde ilk etapta bir fiyat farkı oluşmasını beklemediklerini ancak ileriki dönemde özellikle Avrupalı alıcıların GDO'suz ürünü tercih edecek olmaları nedeniyle fiyatın yükselebileceğini belirten Kocagöz, “Mevcut şartlarda hiçbir şey yapmadan oturursak GDO'lu pamuğun Türk pamuğuna karşı haksız rekabeti devam edecek. Ancak az bir maliyet gerektiren etiketle bunu lehimize çevirebilir, katma değeri yükseltebiliriz. Bu durum sektörün tüm oyuncularının işine yarar” dedi.

Projeyi geçen yıl Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi Genel Kurulu'nda açıkladığını, orada özellikle GDO'lu pamuk üretimiyle öne çıkan ABD, Hindistan ve Brezilya'dan gelen temsilcilerin sert muhalefetiyle karşılaştığını belirten Kocagöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önerimiz dünyada çok hoş karşılanmadı. Bunun GDO'lu pamuğa karşı farkındalık yaratacağını düşündükleri için engellemeye çalışıyorlar. GDO'lu pamuk üretimi arttıkça GDO'suz pamuğun özelliğinin belirtilmesi konusunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Dünyada şu anda bu konuda bir savaş var. Karşımızdakiler de GDO'lu pamuğun hızla yayılmasını istiyor, çünkü sahibi oldukları tohuma tüm dünyayı bağımlı yapmak istiyorlar. Umarım tekstil ve konfeksiyon sektörümüz pamukla birlikte Türk tekstilinin değerlenmesini amaçlayan bu girişimi destekler.”

“PES ETMEK YOK”

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler ise “GMO Free” etiketi uygulamasını desteklediklerini söyledi.
GDO'lu bir üründen üretilen giysilerin insan sağlığına zararlı olduğuna dair bir bulgunun olmadığını, bu ürünlerin ABD'de yoğun olarak kullanıldığını söyleyen Kızılgüneşler, buna rağmen GDO'lu üretim konusundaki kararı hükümetin verebileceğini, bu konuda sadece pamuğa has bir yorum getirmenin mümkün olmadığını belirtti.

Mevcut ortamda bunu tartışmak yerine GDO'suz Türk pamuğunun bir tercih nedeni olması için çalışmak gerektiğini dile getiren Kızılgüneşler, pamukla başlayan “GMO Free” etiketinin sektörün tüm ayaklarında kullanımı konusunda Ulusal Pamuk Konseyi'nin etkin rol alması gerektiğini ifade etti.
Kızılgüneşler, “GDO'lu pamuk üretemiyorsak ürettiğimiz pamuğun farklı olduğunu anlatmamız gerekiyor. Bunun için mücadele edeceğiz, pes etmek yok” dedi.

“GDO BİZE UYMAZ”

Genetiği oynanmış pamuğa karşı mücadeleye üretici birlikleri de destek veriyor.

TARİŞ Pamuk Birliği Başkanı Beliğ Azbazdar, konunun sadece tekstil boyutuyla ele alınmaması gerektiğine, pamuk çekirdeğinin bitkisel yağ, deterjan ve hayvan yemi hammaddesi olarak da kullanıldığına dikkat çekerek GDO'ya karşı çekimser olduklarını söyledi.

Türkiye'de 15 yıl önce GDO'lu pamuk türlerinin üretiminin denendiğini, ancak sonucun beklenen gibi olmadığını ifade eden Azbazdar, “GDO'lu pamuk türleri büyük arazilerde işletme ölçeğindeki üreticiler tarafından üretilebilir. Türkiye'deki denemelerde hastalıklara karşı dayanıklı olduğu görüldü ancak verimin çok düşük olduğu da gözlendi. Bu yüzden yaygınlaşmadı. Zaten daha sonra da yasaklandı. Türkiye olarak pamukta dünyanın en verimli üçüncü ülkesiyiz. GDO'lu pamuk bizim altyapımıza uymaz, var olan verimliliğimizi de bozar” diye konuştu.

Azbazdar, son yıllarda tarımsal ilaç kullanımının kontrol altına alınmasıyla Türk tarımında iyi tarım uygulamasında da başarılar elde edildiğine dikkat çekerek, Türkiye'nin tüm pamuk ürünlerinde farklı bir konuma oturması gerektiğini de sözlerine ekledi. Dünyanın Çin'den sonra en büyük pamuk ithalatçısı konumundaki Türkiye'nin 2011-2012 döneminde ithalatının 750 bin ton, üretiminin ise 600 bin ton civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Türkiye, pamuk ithalatının yaklaşık yarısını ABD'den yapıyor.