TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

6. BİTKİ ISLAHI PROJE PAZARI’NDA ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

6. BİTKİ ISLAHI PROJE PAZARI’NDA ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

6. BİTKİ ISLAHI PROJE PAZARI’NDA ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB), Antalya Teknokent ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğinde düzenlenen 6.Bitki Islahı Proje Pazarı’nda (BİPP) ödüller sahiplerini buldu.

Growtech Tarım Fuarı’nın 2. günü düzenlenen ödül töreninin açılış bölümünde Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Pakalın, TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan konuşma yaptı.

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan konuşmasından özetle şunları söyledi;

''6 yıldır meslek kurumları, üniversite ve özel sektör birlikteliğinin en güzel örneğini veriyoruz.

Türkiye’nin çok zengin yerel genetik kaynaklarının değerlendirilerek yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına, tüketici ve sanayici tercihlerini dikkate alan, kalite odaklı, rekabet gücü yüksek bir tohumculuk sektörünün oluşmasına katkı sunan bu etkinliğimiz sektörümüz adına çok önemli bir işlevi yerine getiriyor.

Hepinizin bildiği gibi, ülkeler sadece tarımda değil her alanda ürettiği bilgi, teknoloji ve yenilikler ölçüsünde söz sahibidirler.

Tarımda da söz sahibi olabilmek için bilgi ve teknoloji üretme mecburiyeti vardır. İstenen düzeyde bilgi ve teknoloji üretebilmek için ise AR-GE çalışmalarına gerekli yatırımlar yapılmalıdır.

Ancak, ülkemizde AR-GE'ye yapılan harcamalar GSYH’nin ne yazık ki %1’i kadardır.

Bu oran G.Kore’de %5, Japonya’da %4, ABD’de %3, OECD ülkelerinde ise ortalama %2.5 ve AB ülkelerinde ortalama %2’dir.

Görüleceği gibi ülkemiz bu alana gerekli bütçeyi henüz ayırabilmiş değildir.

Özellikle iklim değişikliği, kuraklık ve pandeminin yeni gereklilikleri tohumdan ve tohumculuk sektöründen beklenenleri artırmaktadır.

Tarımın tohumla başladığı gerçeğinden de hareketle tohumculuk konusundaki AR-GE çalışmaları en üst seviyeye çıkarılmalıdır.

Tarımın en önemli girdisi olan tohum ve stratejik bir sektör olarak ortaya çıkan tohumculuk sektöründe milli politikaların geliştirilmesi için çalışılmalıdır.

Milli politika demek, en başta milli çeşit demektir.

Sertifikalı tohum üretimimiz 1,3 milyon tonu,  süs bitkileri üretimimiz 2 milyar, fide üretimimiz 5 milyar, meyve ve asma fidanı üretimimiz 300 milyon adedi geçmiştir.

2000 yılında sertifikalı tohum üretimi, bugünkü üretimin 10’da 1’iydi. 

Tohum üretiminin %90’ı, tescil edilen çeşitlerin %77’si özel sektörümüze aittir.

Yerli ve milli üretimimizin, ihtiyacımızı karşılama oranı, stratejik ürünlerde %100’ün üzerinde, diğer ürünlerde ise %100’e çok yakın.

Aynı başarı dış ticarette de yaşandı.

Fidanda ve süs bitkilerinde zaten ihracatımız ithalatımızdan fazlaydı.  2021 sonunda fidanda %415, süs bitkilerinde %300 dış ticaret fazlamız vardı.

Tohumda %10’luk bir açığımız kalmıştı. 

2022 yılının ilk 9 ayında tohum ihracatımız 150.8 milyon dolar, ithalatımız ise 137.8 milyon dolar oldu.

Yani tohumda da ilk kez ihracat ithalatı geçti.

Tohumculuk sektörü 2018 yılından itibaren dış ticaret fazlası veren, toplamda ihracatın ithalatı karşılama oranı 2021 yılı sonu itibarıyla %130 olan bir sektör konumuna geldi.

Bugün 121 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz ve bu ülkelerin içinde tohumculukta dünya lideri olan ABD, dünya ikincisi olan Çin, 3.sü olan Fransa da var.

İhracat yapmadığımız Avrupa ülkesi yok. Türk cumhuriyetleri, Orta Doğu, Körfez Ülkeleri ve Afrika’ya 2021 yılı sonu itibariyle 350 milyon dolarlık ürün sattık.

Ama biz artık tohumun kendisini değil, teknolojisini de daha yüksek oranda ihraç etmek istiyoruz.

Türkiye’de 1926 yılında “Buğday Araştırma İstasyonlarının” kuruluşu ile başlayan AR-GE çalışmaları,1963 yılında Çeşitlerin Tescil ve Sertifikasyonu Hakkında Kanunun çıkması ve çeşit kavramının önem kazanmaya başlamasıyla 1990’dan sonra çok hızlandı.

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesindeki araştırma enstitüleri ile üniversitelerin de araştırma birimlerinde, çeşitli bitkisel araştırma çalışmaları yürütülmeye devam ediliyor.

Özel sektör ise başlangıçta genellikle tohumluk ithal edip kısmen kamu çeşitlerinin üretimini yapıyordu. 2004’te 5042 Sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun’un ve 2006’da 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile özel sektör tarımsal araştırma kuruluş yetkisine sahip bazı şirketler kendi ıslah programlarını oluşturdu. 

Özel sektör kendi çeşitlerini geliştirmeye başladı ve aynı zamanda da kendi geliştirdikleri veya enstitülerde geliştirilen hibrit ve standart çeşitlerin üretimine yöneldi.

Ancak, AR-GE çalışmaları yüksek teknik bilgi, personel, ekipman, finans ve sabır isteyen, uzun süreli ve riskli bir iştir. Bütün bu imkânları bir araya getirmek de zordur.

AR-GE yatırımlarının geri dönüş süresinin uzun olması, firmalarımızın genç ve sermaye yapılarının yetersiz olması özel sektörün bu konuya yeteri kadar ilgi göstermesini ve yatırım yapmasını engellemektedir.

Türk tohumculuğunun gelişebilmesi ve istenen seviyeye gelebilmesi kendi marka çeşitlerini geliştirip dünyaya pazarlayabilmesine bağlıdır. Bu nedenle sektörün çeşit geliştirme çalışmalarının desteklenmesi gerekmektedir.

Biz Türkiye Tohumcular Birliği olarak hem eğitim ve teknik hem de ekonomik anlamda elimizden geleni yapıyoruz. 

Bitki ıslahı ve AR-GE çalışmalarını bir avuç uluslararası firmaya bırakmamak için çok gayret gösteriyoruz. Onlardan çok şey öğrendik kabul ediyoruz. Ancak her geçen yıl daha güçlü bir sesle bu alanda biz de varız diyoruz.

Bu etkinlik de, bu çabalarımızın en güzel örneklerinden biridir. Tüm proje sahipleri sektörümüzün geleceğidir. Dereceye girsin - girmesin, tüm projeler şimdiden tarım, tohum ve bitki ıslahının taşıyıcı kolonlarına eklenmiştir.‘’

***

Açılış konuşmaları sonrası ‘’Sürdürülebilir Gıda Sistemleri, Tarımda Teknoloji ve İnovasyon’’ konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz’un üstlendiği panele Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürü Dr. Abdullah Ünlü ve Antalya Tarım İl Müdürü Gökhan Karaca katıldı.

***

Proje sahipleri poster başında aralarında Fide Üreticileri Alt Birliği (FİDEBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi M. Kayhan Yıldırım’ın da olduğu jüri üyelerine çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan da yarışmaya katılan tüm projeleri inceleyerek bilgi aldı.  

Bitki Islahı Proje Pazarı ödül kategorisinde ise birinciye 15.000 TL, ikinciye 10.000 TL ve üçüncüye 8.000 TL para ödülü, aynı zamanda 1 projeye 3000 TL mansiyon ödülü takdim edildi.

Ödül alan projeler;

Birincilik Ödülü

Kışlık Sebze Yetiştiriciliğinde Hat ve/veya Çeşit Geliştirme Dr. Gülay Beşirli - Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü

İkincilik Ödülü

Hızlandırılmış Islah Teknolojisi Kullanarak PMMoV ve TSWV'ye Dayanıklı Biber Çeşitlerinin Elde Edilmesi / Okan Sarıtoprak -  Toprakseed Tohum Tarım Fide A.Ş

Üçüncülük Ödülü

Ülkemizde Mutasyon Yoluyla Elde Edilmiş İlk Mandarin Çeşidi: Ertuğrul Bey / Ertuğrul Turgutoğlu– Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü

Mansiyon Ödülü

Malatya ve Elazığ İllerinde Kayısıya Uygun Bodur ve Yarı Bodur Erik Anacı Seleksiyonu / Mehmet Özelçi - Kayısı Araştırma Enstitüsü

 

24 Kasım 2022 / Antalya