TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

TÜRKTOB BAŞKANI SAVAŞ AKCAN TÜRKİYE ORMANCILIK SEKTÖRÜ BULUŞMASINDA KONUŞTU; ‘’ İKİ BAKANLIĞIN BİRLEŞMESİNDEN UMUTLUYUZ’’’

TÜRKTOB BAŞKANI SAVAŞ AKCAN TÜRKİYE ORMANCILIK SEKTÖRÜ BULUŞMASINDA KONUŞTU; ‘’ İKİ BAKANLIĞIN BİRLEŞMESİNDEN UMUTLUYUZ’’’

TÜRKTOB BAŞKANI SAVAŞ AKCAN TÜRKİYE ORMANCILIK SEKTÖRÜ BULUŞMASINDA KONUŞTU;  ‘’ İKİ BAKANLIĞIN BİRLEŞMESİNDEN UMUTLUYUZ’’

  • Üretim planlaması olmalı
  • Kayıt dışı önlenmeli
  • KDV inmeli
  • Yerli bitki tercih edilmeli

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Türkiye Ormancılık Sektörü Buluşması (TORSEB) kapsamında gerçekleştirilen ‘’ Ülkemizde Fidancılık Hedefleri’’ konulu panele Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı Savaş Akcan ve Süs Bitkileri Üreticileri Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar da katıldı.  

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, Türkiye Tohumcular Birliği ve alt birlikleriye ilgili bilgi verdikten sonra birliklerin üretimi kayıt altına alma ve dolayısıyla üretim planlamasının yapılması ve politika geliştirilmesi için çok önemli bir fonksiyon üstlendiklerini kaydetti.

Tarım ve Orman Bakanlıklarının birleşmesinin sektöre hizmet veren meslek gruplarının eş güdüm içinde çalışması için bir fırsat olduğunu ifade eden Akcan, Tarım ve Orman Bakanlığının bunu sağlayacak düzenlemeleri yapmasını talep etti.

Kendi işletmesini kurarken orman mühendisi olarak yetki belgesi alamadığını kaydeden Akcan, ‘’ Süs bitkileri üretimi yapan fidancılık işletmem yanımda çalışan zootekni bölümü mezunu ziraat mühendisinin aldığı ruhsat ile faaliyete başladı. Çelişkiye dikkat çekmek için bilerek zootekni bölümü mezunu üzerinden bu işlemi yaptırdım. Orman mühendisi yetiştiricilik belgesi alamıyor, zootekni bölümü mezunu alabiliyor. Bu durumu iki bakanlık ayrıyken yaşanan bir iletişim kopukluğu olarak görüyorum. Bu yanlışlığın düzeltilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde bir çalışma başladı. Ayrıca hem Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün hem de Orman Genel Müdürlüğünün iki ayrı bitki pasaportu sistemi ve dolayısıyla farklı uygulamaları var. Bu sorununun da ivedilikle çözülmesini istiyoruz.’’ dedi.

Akcan şöyle devam etti; ‘’Ben bir orman mühendisi olarak, fidancılık ve bitki koruma sektörlerinde, gümrüklerde, inspektör gereken her yerde orman mühendislerini görmek istiyorum. Hepimiz bitkisel üretim yapıyoruz, mesleki tartışmaları, mesleki taassupları bir kenara bırakarak asıl işimiz olan üretime, verimliliğe odaklanmalıyız.’’

Akcan, kayıt dışılık konusunu gündeme getirerek; ‘’ Kayıt dışı üretim ve satışları önlemeye çalışıyoruz. Ancak halâ tam olarak bu sorunu çözemedik. Bu konuda Orman Genel Müdürlüğümüze güveniyoruz. Üretim planlamasının temel unsuru kayıt dışılığı önlemektir. Bu durum üreticimizin gelirleri açısından da önemlidir. Üretim planlaması olmadığı için ürünlerimizin heba olduğu zamanları yaşadık, yaşıyoruz. Üretim ve ticaretin kayıt altına alınması için özendirici faaliyetleri hep birlikte yapabiliriz. Destek ve teşvik politikaları uygulanmalıdır.’’ dedi. 

Türkiye Tohumcular Birliğine bağlı üretim alanlarından KDV’si %18 olan tek sektörün süs bitkileri olduğunu ifade eden Akcan, sektörün en önemli sorunlarından birinin alıcıların %70 oranında kamu kurumları olmasından kaynaklandığının altını çizdi.

Savaş Akcan sorunu ve yeni fırsatları şöyle özetledi; ‘’Ülkemizde peyzaj, çevre düzenleme işini en çok belediyeler yapıyor. Belediyeler bütçe daralmasından dolayı süs bitkileri alımını eskiye oranla azalttılar. Sektörümüz bu kez ihracata yöneldi. Avrupa’da genç nüfus artık bu işi yapmıyor. Üretim miktarları azaldı. Süs bitkileri sektörü bu fırsatı değerlendirmek tüm dünyaya ihracat için yola çıktı.  Bunun için başta kalite standartlarını yakalamak amacı olmak üzere ciddi bir altyapının olması gerekiyor. İthalatçı değil, ihracatçı bir sektörlerden söz etmek istiyorsak, bu altyapının kurulması için özel sektöre ve meslek örgütlerine daha çok kulak vermek gerekiyor.’’

Süs bitkileri sektöründe bir standart oluşturulması için yaptıkları çalışmaları anlatan Akcan; ‘’ Biz üç senelik bir çalışmanın sonucunda geçtiğimiz yıl Türk Standartları Enstitüsü ile birlikte ölçülendirme, isim ve yetiştirme standartlarını çıkardık. Bu standartlar, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı fidanlıklar içinde bir rehber niteliğinde olmalıdır. Sektör olarak aynı dili konuşmak için bu standartlar çok önemlidir. Bizim derdimiz kaliteli üretmek, yurt içi talebi ve ihracatı artırmak. Bunu sağlamanın yolu aynı dili konuşmaktır.’’ ifadelerini kullandı.

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, Türkiye Tohumcular Birliğinin görev alanına giren tüm sektörlerin 2018 yılını 260 milyon dolar ihracat, 240 milyon dolar ithalat ve ilk kez 20 milyon dolarlık dış ticaret fazlasıyla kapattığı bilgisini de verdi.

  • İthal bitki kullanmak kendi değerlerimizin farkında olmamaktır 

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar ise, süs bitkilerinde dünya ticaretinin 17 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin bu pastadan 2018 yılında 71 milyon dolarlık bir pay aldığını kaydederek, özellikle süs bitkileri fidancılığında teknolojik bir alt yapıya sahip olunması gerektiğini söyledi.

Son yıllarda ihracatın önemli bir ivmeyle arttığını ve sektörün taleplerinin yerine gelmesiyle çok daha ileri seviyelere gidilebileceğinin vurgulayan Dündar şöyle konuştu; ‘’ Süs bitkileri sektöründe ihracatta en avantajlı olduğumuz ürün grubu fidanlar. Bizim potansiyelimiz çok yüksek. Orman Genel Müdürlüğünden en öncelikli beklentimiz işletmelerimizin arazi talebinin karşılanmasıdır. Süs bitkileri üreticilerinin %55’i, üretim alanlarının %75’inde fidan üretiyor. Her geçen yıl süs bitkisi fidanı üretimimiz artıyor. Ancak mevzuatlarla ilgili sıkıntılar bize enerji kaybettiriyor.’’

Sektörün en önemli alıcısı konumunda bulunan belediyelerin ve kamu kurumlarının ithal bitki kullanmaması gerektiğinin bir kez daha altını çizen SÜSBİR Başkanı Ahmet Dündar, ‘’ İthal bitki kullanmak kendi değerlerimizin farkında olmamaktır. Biz Almaya, Hollanda ve İtalya gibi ülkelere ihracat yaparken, 2016’dan 2018’in sonuna kadar Avrupa’ya yaptığımız ihracat %30 artarken, bu işin planlama aşamasında olan peyzaj alanındaki arkadaşlarımız herhalde ülkemizin envanterinden haberdar değil. Millet Bahçelerinde, karayollarında, peyzaj alanlarında ithal bitkilerin kullanılmasını anlamak mümkün değil. Bu çok üzücü ve bizim motivasyonumuzu bozuyor. Zeytinin anavatanıyız, kendi üretimlerimiz dururken, zeytin ağacı ithal ediyoruz. Ayrıca, yaşlı zeytin ağaçlarımızı peyzaj amaçlı ihraç etmek istiyoruz. Burada da mevzuat engeline takılıyoruz. ’’ dedi.

  • Uzun vadeli arazi tahsisi gerçekleşirse bu sektörü kimse tutamaz

Kamu alımlarının kesintiye uğramadan devam etmesi gerektiğini, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin 7 Şubat 2019 tarihinde İzmir Ödemiş’te müjdelediği orman alanları ve orman fidanlıklarından sektöre arazi tahsisi vaadinin hayata geçirilmesinin şart olduğunu ifade eden Dündar, ‘’ Arazi kiraları giderek yükseliyor, uzun vadeli arazi tahsisi gerçekleşirse bu sektörü kimse tutamaz. Ekonomik kriz var, farkındayız. Ancak buradan sektörümüze bir kez daha seslenmek istiyorum; eğer üretimden vazgeçersek açıkta kalırız. 100 bine yakın kişinin doğrudan istihdam edildiği bir sektörden söz ediyoruz. Serada sebze yetiştiriciliği neyse bizde aynıyız, üretim sürecinde gerçekleştirdiğimiz bütün işlemler, girdilerimiz aynı. Bitkisel üretimin en önemli kollarından biriyiz. Sektörümüzün adı süs bitkileri diye ikinci planda olmamalıyız. Uzun vadede Avrupa ülkelerinin hedeflediği pazarlara Türkiye olarak hakim olmak istiyoruz.’’ şeklinde konuştu.

***

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Var’ın başkanlık ettiği panelin diğer konuşmacıları Cumhurbaşkanlığı Danışmanı İbrahim Sönmez, özel sektörü temsilen Yasin Otuzoğlu, Haluk Gülpınar (SÜSBİR Disiplin Kurulu Üyesi) ve Muzaffer Toprak idi. 

Panel, 14 Haziran 2019 tarihinde Ankara’da Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleştirildi. 

1_LG_0310-WEB
2_LG_0320-WEB
3_LG_0345-WEB
4_LG_0385-WEB
5_LG_0285-WEB
6_LG_0297-WEB
7_LG_0449-WEB