TÜRKTOB

Sosyal Medyada
Birliğimiz

TOHUMCULUK SEKTÖRÜ EZBER BOZUYOR (GÖZLEM GAZETESİ)

TOHUMCULUK SEKTÖRÜ EZBER BOZUYOR (GÖZLEM GAZETESİ)

TOHUMCULUK SEKTÖRÜ EZBER BOZUYOR

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) öncülüğünde örgütlenen tohumculuk sektörü tohum, fide, fidan ve süs bitkilerinde daha çok ve daha kaliteli üretim ile ihracata odaklandı.

AR-GE çalışmalarına hız verilmesi ve tohumluk dağıtım ağının güçlendirilmesi de sektörün önemli hedefleri arasında yer alıyor.

TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan; ‘’ Türkiye’nin geleceği tarım, tarımın geleceği tohumluktur. Sektörümüz özellikle Birliğimiz kuruduktan sonra ulaştığı kaliteli üretim miktarı ve ihracat rakamlarıyla temelini sağlamlaştırdı. Şimdi yerli üretimin artırılmasıyla birlikte yükselişe geçiyoruz.  Yanlış algıları da kırıyoruz, ezber bozacağız’’ dedi.

Son 10 Yılda Üretimini 3.6 Kat Artıran Başka Bir Sektör Yok

Türk tohumculuk sektörünün yakaladığı büyüme ivmesini sürdüreceğini kaydeden TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan; ‘’ Birliğimiz 2008 yılında 7 alt birliğin üst örgütü olarak kuruldu. O yıl 289 bin ton sertifikalı tohumluk üretimimiz vardı. Bu miktarı 1 milyon 50 bin tona çıkarmayı başardık. Son 10 yılda üretimini 3.6 kat artıran başka bir sektör yok. Meyve fidanı üretimimizde aynı dönemde 64 milyon adetten, 238 milyon adete yükseldi. Sebze fidesi üretimimiz 2 milyar adetten, 4 milyar adete çıktı. Süs bitkileri üretimimizde son 4 yılda 84 milyon adet artışla 1,6 milyar adete yükseldi’’ şeklinde konuştu.

***

İhracat Odaklı Çalışmalar Sonuçlarını Veriyor

TÜRKTOB’un alt birlikleriyle birlikte yurt dışında da ülkemizi en iyi şekilde tanıttığını, uluslararası tohumculuk kuruluşlarında temsil edildiklerini hatırlatan Akcan, düzenledikleri sektörel ticaret heyetlerinin yanında yeni bir hamleyle yurt dışı hedef pazarlarda temsilcilikler kuracaklarını kaydetti.

Akcan; ‘’ Tüm bu çabalarımız dış ticarete de yansıdı. 522,4 milyon dolarlık bir dış ticaret hacmimiz var. İthalat ile ihracat arasındaki denge her yıl ve hızla ihracat lehine düzeliyor. 2015 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı %70 iken, 2016 yılında %89, bu yıl %93 oldu’’ dedi.

Son 7 yılda % 40 ihracat artışı

Akcan; ‘’Tohumda 136 milyon dolar, süs bitkilerinde 85 milyon dolar, fidanda ise 30 milyon dolar olmak üzere toplamda 251 milyon dolar ihracatımız var. Çok değil 7 yıl önce bu rakam 180 milyon dolardı. Son 7 yılda %40 ihracat artışı yakaladık’’ ifadelerini kullandı.

Yerli Tohumun Gücü Dünyaya Meydan Okuyacak

Dünyada tohum pazarının 52 milyar dolar, Türkiye’de ise 1 milyar dolar seviyesinde olduğunu kaydeden Akcan, ‘’Sektörün uluslararası cirosu düşük gibi görülebilir. Ancak tohum konusu çok stratejik. Tohumu kontrol eden gıdayı, dünyayı kontrol eder. Biz yerli tohumculuğun gününe inanıyoruz. Genetik kaynaklarımızı daha etkin kullanacağız. Yerli çeşitlerimizi geliştirmek, ıslah çalışmaları yapmak için yetki almış 300’e yakın kuruluşumuz var. Her yıl tohum gen bankalarımıza kazandırdığımız yerel çeşit sayımız ve yerli tohumluklarla yaptığımız üretim miktarımız artıyor’’ şeklinde konuştu.     

Kritik Öneme Sahip Hiçbir Tür Ve Çeşitte Dışa Bağımlı Değiliz

Sebze tohumlarında özellikle İsrail ve Hollanda’ya bağımlılık tartışmalarına da değinen Akcan, kritik öneme sahip hiçbir tür ve çeşitte dışa bağımlı olmadığımızı vurguladı. Akcan ‘’Örneğin İsrail konusu var. Toplam ithalat içinde birkaç tür ve çeşitle sınırlı %7’lik bir payı var sadece. Aldığımız tohumlardan ürettiğimiz ürünleri de ihraç ediyoruz. Hollanda da aynı şekilde. Biz de ithalat yapmamayı isteriz. Ama yurt içi ve yurt dışı tüketici talepleri var. ‘1 liralık tohum ithal etmeyelim de 10 liralık ürün ithal edelim ve ihracattan vazgeçelim’ mi diyelim’’ ifadelerini kullandı. 

Finansman Gücümüz Artmalı

Tarım ve Orman Bakanlığının üretim ve kullanım destekleri verdiğini, ancak tohumculuk sektörünün finansman gücünün artması gerektiğini ifade eden Akcan şöyle konuştu; ‘’Tohumculuk sektöründe gelişmiş ülkelerle

kıyaslandığımızda çok genç olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Gelişmiş ülkelerdeki firmalar ortalama 100 yıl önce bu işe başladı. Bizim en deneyimli firmamız 40 yaşını geçmedi. Bu gençlik dinamizmimizi ve iştahımızı arttıran olumlu sonuçlar doğursa da bazı kısıtları da beraberinde getiriyor. Sektörümüzdeki firmaların sermaye yapılarının yeterli olduğunu söylemek zor. Yerli üretim diyoruz ya; bu ıslah demek, AR-GE demek aslında. Tüm bunlar için uzun vadeli yatırım ve işletme kredilerine ve AR-GE desteklerine ihtiyacımız var. Devletin desteklerini artması için çalışıyoruz.’’

TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan;

* Türkiye’de GDO’lu tohum dolayısıyla GDO’lu meyve sebze yoktur. Kanunen yasaktır. Çok büyük para ve 12 yıla kadar hapis cezası vardır.

* Hibrit tohum dediğimiz teknoloji doğada kendiliğinden olan melezlenme sürecinin yine doğal yöntemlerle kontrollü şartlarda yapılmasıdır. GDO ile ilgisi yoktur.

* Hibrit tohumla üretilen ürünler insan sağlığına zarar vermez.